Dereler Nehirlere, Nehirler Karadeniz'e akıyor.

Genel seçim havasına girildiği şu günlerde özellikle ben kendi bölgemle ilgili yazmak ve konuşmak isterim.
Ben yerel anlamda yazdığım zaman öncelikle evimin önündeki olayları, sonra mahallemdekileri, daha sonra ilçemdeki ve sonra ilimdeki olayları görür ve bilirim, yazar olarak ta onları yazarım. Görmediğim. Duymadığım, hissetmediğim olaylar benim kapsam alanıma girmez.

Seçim öncesi gördüklerim Pamukova’nın siyasetin en önde gittiği ve ağızdan çıkan sözlerin kanun olup uygulandığı bir dönemde hizmet edecek milletvekili aday adayı var mı olacak mı? Seçimlerde şansı ne olacak?

Önceki bir yazımda yazmıştım yine yazıyorum Sakarya’dan çıkacak 7 milletvekilinden mutlaka 1 tanesi Pamukova, Geyve, Taraklı ve Alifuatpaşa’yı da içine alabilecek, seçildikten sonra bu bölgenin gözü kulağı olabilecek bir vekile ihtiyaç var. Hatta öyle ki o vekil bölgesini çok seven biri olmalı ve seçildikten sonra bölgeden uzak kalmamalı, birde ithal olmamalı, İthal demek günümüzde partilerin parmak işareti ile kontenjan diye gönderdikleri seçildikten sonra bir daha o yöreye uğramadığı vekil adaylarından söze ediyorum.

Geyve, Pamukova, Taraklı bölgeleri, ne hikmetse Sakarya’nın diğer bölgelerine göre milletvekili çıkarmada her zaman mağdur ve mağrur kalmış bu seçim öncesi de ayın boynu bükük yaşamını devam ettiriyor gibi görülüyor.

Geyve, Pamukova, Taraklı ilçelerinin bulunduğu bölge Sakarya’nın güney bölgesinden kapı durumunda, Başkent Ankara dan gelen Sakarya nehrinin giriş kapısı, İzmir, Afyondan, Eskişehirden gelen ulaşım kapısı da bu bölgeden geçmektedir. Hatta bu bölge öylesine önemli ki Kurtuluş Savaşı sırasında tek tren yolu geçişi olan bu bölgeden Anadolu ya gizlice geçen Mustafa Kemal Atatürk’ü İngilizler bu geçitte durdurmaya çalışmış ancak başaramamışlardı.

Gelelim günümüze; Güney bölgesinin dereleri öncelikle Sakarya nehrine akmakta ve nehir Alifuatpaşa boğazında toplanan kar sularını, yağmur sularını Sakarya ı ikiye bölerek Karadeniz’e taşımakta ve her geçtiği yere verimli topraklardan aliviyonlar bırakmakta ve arazileri verimli hale getirdiği içindir ki Sakarya ovası verimlidir. Sakarya’nın zenginliğine doğrudan katkı sağlar.

Pamukova da ise kurulan bazı fabrikaların gelirleri de Adapazarı’na, çöpleri ise güney bölgesine atılmakta buna güneyliler sesini çıkarmadıkları gibi yardımcı dahi olmaktadırlar.

Sakarya’nın kuzey batısında bulunan Sapanca Gölü gibi kapalı nehri besleyen suları bazı uyanık kişiler kiraladıkları için Sapanca’yı besleyen derelerde ne yazık kı Sakarya ya ulaşamadan dünya pazarlarına kadar ulaştırılıp sahiplerine paralar kazandırmaktadır.

Ancak Güney bölgesinde kalan Kartepe’nin güney yüzüne akan derelerin toplanarak Sapanca bölgesine akıtılması için yapılan Akçay Barajı Projesi bölgeye içme suyu olarak hayat verecek tüm sular önü kesilerek şimdilik önce Sapanca Gölüne sonra da Sakarya’ya içme suyu olarak verilmek üzere çalışmalar başlatılmıştır. Güneyliler nedense gelecekte kendi bölgelerinden çıkan ama Sakarya’ya götürülen bu sular yüzünden susuzluk çekeceklerini hala kavrayabilmiş değiller. Geçtiğimiz günler bu proje çetlerini onaylatana kadar bölgeye suyun verileceğini söyleyen Sakarya Büyük Şehir Belediyene bağlı Saski yetkilileri şimdi Pamukova, Geyve ve Taraklı’ya sondajla su temini için proje hazırladıklarını davullu zurnalı halde duyurmuş bulunuyorlar.

Neymiş “duyduk duymadık demeyin. Sizlere sizin bölgenizden temin ettiğimiz ve sizin bölgenize akan suları alıyoruz. O suları Adapazarı na, içme suyu için, Tabi öncelikle Sapanca da bazı adamlarımızın dereleri kiralaması sonucu suyun çekilmesi nedeniyle birde aynı suyunu üzerine Hidroelektrik Santrali kuracağımızdan”… ( Bu santral işinin tabi ki çet raporlarını köy muhtarlarına da onaylatırken söylememişlerdi. Söyleselerdi bölgede sivil topluk kuruluşları dava açsa bu projeyi iptal ettirebilirlerdi)

Sağlık olsun. Nasıl olsa “Güney den gelip kuzeye doğru bir at başı gibi giden sular bizim.” diyen şairane sözlere karşı güneyliler de “Güneyden gelen at başı gibi seçim öncesi partimizin adayı olan sonra da seçildikten sonra bizleri tanımayan, bölgemizi talan eden güneye akan Karadeniz’e dökülen derelerin kaynağı bizim ama milletvekilleri sizin olsun; dercesine Köroğlu formatında söylem ve yaşam tarzları ile önceleri Selçuklulardan gelen, Melikşah ile tepelere yerleşen ama hala suyuna deresine sahip olamayan güney bölgesi bizim.

Güney bizim olmaya devam edecek, dereler ise sizin olsun.
Dereler Gümbür gümbür Karadeniz’e akar güneyliler derelere bakar bakar... 
 

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.