>

5 yaşındaki bebeğini kim okula gönderir?

AK Parti iktidarı dönemindeki kadar eğitim hiçbir dönemde bu kadar laçka duruma getirilmedi.
Ülke yönetiminde 9 yıldır iktidar olan AKP değiştirilen her  Milli Eğitim Bakanına göre Eğitimi baştan sona değişikliklere uğratıyor. Halbuki Milli Eğitim öyle kolay kolay değişikliklere uğratılacak yaz boz tahtası değildir. Eğer yeni baştan eğitimi dizayn edip toplumun kafasını karıştırırsanız onun adı Milli eğitim olmaz. Olsa olsa deneme yanılma eğitimi olur. Bu kadar derin geçmişi olan Türk Milletinin öyle deneme yanılma yöntemi ile yönlendirilmesine gerek yoktur.
 
Gerçi bu iktidar döneminde sadece eğitim alanında değil başka alanlarda da sürekli deneme yanılma yöntemleri denenmekte başarısız sonuçlar alındıktan sonra da milletten bir özür bile dilenmemektedir.
 
Buna son günlerde Sağlık alanında yapılan organ nakilleri en iyi örnektir. Bir Üniversite hastanesinde yüz nakli başarılı şekilde yapıldıktan sonra başka bir hastanede de kollar ve bacakları bir anda değiştirip günlerce basına gösterilen hastalar kaybedildikten sonra da Sağlık Bakanı ölenlere değil doktorlarına sahip çıkarak “Doktorlarımızı bu kadar üzmemize gerek yok” der gibi bir laf etmişti.
 
Daha dün Hızlı tren faciasında da aynı olayı yaşamadık m? Pamukova da meydana gelen alt yapısı olmadan trene hız verdirten hükümet 40 in üzerinde ölen vatandaşına sahip çıktı mı? Hızlı Tren kazası sonunda denetçilerin raporunda kusurlu görülen bakanlık için soruşturmaya gerek görüldü mü?
 
Bir başka olay da hukuk alanında yaşanmıyor mu? Ergenekon diye, Balyoz diye ceza evlerine doldurulan ve binlerce sayfa iddia ile tutuklu yargılanan sanıkların tutukluluk halleri cezaya dönüştürülmüyor mu?
 
Her alanda hükümet deneme yanılma yöntemi ile dünya ya kendini göstermeye çalışırken olan ölenlere oluyor. Olan sakat kalanlara oluyor.
 
Üçüncü dünya ülkelerinin bile kullanmadığı katrandan akaryakıt elde etme yöntemi Türkiye de kullanılmıyor mu? Afrika ülkesinde bile kullanılmayan bu yöntem sayesinde insanlarımızın sağlığı ile oynanmıyor mu? Petrol üreten ülkelerin atıklarını Türkiye ye getirtip akaryakıt diye vatandaşa yutturan hangi ülke var?
 
Evlerin tepelerine, camilerin minarelerine baz istasyon izni veren hangi ülke var?
 
Milli Eğitim de bizim gibi sürekli deneme yöntemi ile biat eden toplum yetiştirme çabası içinde olan ve milli eğitim kanunları ile sessiz bir toplum yaratma isteğinde olan hangi ülke var. Sorgulamayan, soru soramayan gençlik yetiştirmek isteyen olsa olsa geri kalmış, monarşi ile yönetilmiş ülkeler vardır.
 
Şimdi de günlerdir televizyonlarda seyrediyoruz Milli Eğitim de temel değişiklik diye yapmak istedikleri 4+4+4 dedikleri sistem acaba çağdaş hangi ülkede var.
 
Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda hepimiz biliriz öğretim düzeyi düşük olan o yıllarda sadece 3 yıllık İlköğretim Okulları vardı. İlköğretim Okullarında biraz okuma yazma bilen eğitmenler öğretmenlik yaparlardı. Üç yıl da ilkokul diploması verilirdi. Daha sonra Temel Eğitim 5 yıla çıkarıldı. Bir taraftan yeni okullar kurmaya çalışan genç cumhuriyet, bir taraftan da kaliteli öğretmen yetiştirmek için yeni okullar açıyordu. Daha sonra zorunlu eğitim 11 yıla çıkarıldı. O günlerde bir kesim imam hatiplerin önü kapatılıyor diye seslerini yükselttiler. Ancak geçen zaman içinde 11 yıllık eğitimin doğru olduğu sonuçları ile ortaya çıktı. Ülke de okuma düzeyi de yükseldi. Çok sayıda üniversite mezunu oldu. Tabi burada bir eksiklik oldu. Üniversite mezunu çoğaldı ama iş alanları o hızda çoğaltılamadı. Boşta kalan çok sayıda üniversite mezunu oldu.
 
Peki şimdi yapılmak istenen nedir?
Öğrenciyi 5 yaşında zorunlu eğitim dediğimiz İlköğretim kapsamına almayı düşünen yeni bakan ilköğretimi böylece 4 yıla indiriyor. Yani 5 yaşında bir çocuk okula başlayıp 4 yıl da okuyup sınıfını geçerse İlköğretim mezunu olacak, Ondan sonra ikinci 4 yıl ise isterse velisinin rızası olursa orta kısma bir dört yıl daha devam edecek, ondan sonra velisinin isteği olur, kendiside isterse lise kısmı gelecek orda da 4 yıl okuyup ilk+orta+lise toplam 12 yıl okuyup isterse üniversiteye devam edecek.
 
Şimdi bir düşünelim. Bir veli okulların açıldığı dönem zorunlu olduğu için eylül ayının ikinci yarılarında ilköğretim çağındaki yaz tatilinde köyüne gitmiş ve sürüsünü otlatan çocuğunu ilk 4 yıldan sonra okula gönderir mi?
 
Daha dün benzer hata yapıldı. 11 yıla çıkarılan ilköğretim çağındaki öğrencileri 6 yaşında okula başlatma yaşının yanlış olduğu görüldü ve ilköğretime başlama yaşı 7 ye çıkarıldı. 7 yaş çocuğun kendi kendini koruma ve arkadaşları arasında kendine yer edinebilme fiziki olgunluğuna ulaştığı için 7 yaş kabul gördü.
 
Şimdiki milli eğitim bakanın daha ana sınıfına gitmesi gerekli yaş olan 5 yaşı hemen İlköğretim zorunlu okuma yaşına sokması tarihi bir hatadır. O yaşta çocuk daha okulda sıralarda oturma ve 40 dakika boyunca dikkatini verme olgunluğuna erişmiş bile değildir. Hatta çocuk korkularını aşabilecek olgunlukta bile değildir. Derste korkan ve isteklerini, ihtiyaçlarını söylemekten çekinen çocuk tuvalet ihtiyacını bile söyleyebilecek olgunlukta değildir.
 
Biraz bu konuyu öğretmenlere sorsalar sanırım onlar daha iyi anlatacaklardır. Tabi ki Milli Eğitim de uygulayıcı konumdaki olanlar eğitimle alakalı olmadıkları için sadece laf olsun diye böyle uçuk projeleri söyleyebilmektedirler.
 
Eğer bu Milli Eğitim de yeni yapılmaya çalışılan 4+4+4 sistemi halka yazılı olarak sorulsa büyük bir çoğunluk bunu ret edecektir. İnanmıyorlarsa sorsunlar. Önce öğretmenlere yazsınlar, velilere yazsınlar bakalım onlar 5 yaşında İlköğretime çocuk başlar mı? Bunun yanıtını doğru şekilde alacaklardır.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.